30 Aralık 2016 Cuma

Slm

Her sene icimi isitirdi aralik ayi tum sogukluguna ragmen. Agaci suslemeye baslicaz diye 29 yasindayim yemin ederim su yasima kadar hep kalbim pir pir atti. 29 sene boyunca agaci suslerken hayaller kurdum. Masal gibi uzak yerlerin, sominesine corap asilan noel baba geyikleri ile suslu dag evlerinin. Agacin icine girip o renklerde o tatli isiklarda kaybolmak istedim. Yemin ederim abartmiyorum hep heycanlandim. Ilk kez bu sene gozlerim doldu agaci suslerken. Sacma salak yukledikleri anlamlar icin ozur diledim. Bu senenin ne kadar igrenc bi sene oldugunu dusunmekten baska bisey dusunemedim. Insanlarin kotu oldugunu bu sene ogrendim. Bolundugumuzu ve asla birlesemeyecegimizi anladim. Ben kendi adima affetmiyorum affetmicem hic bi zaman ulkeyi bu hale getirenlere oy verenleri. Bu insanlarla hicbir zaman ayni cercevede olamicaz. Olmak istemiyorum artik. Simdi agaca baktikca kufur ediyorum. Allah in embesilleri kor cahilleri. mutsuz ve kotu insanlarsiniz. Cirkin oldugunuz icin guzellik adina hicbirsey gormek istemiyorsunuz etrafinizda. Cok sey var icimden gecen ama yorgunum halim yok. Malum bende 2016 dan geliorum. Yasiyoruz diye sevinelim istenio, suriye gibi degiliz cok sukur. Offffff hicbirsey mutlu etmiyo beni. Insanlar kotu insalar les cunku. 

18 Ağustos 2015 Salı

Kendine ayna ol

Baliklarin dus aldiklarini bi dusunsenize, yada bir sincabin derinlere daldigini ayilarin uctugunu pandalarin sarki soyledigini... Benimde beceremediklerim var ve sizinde hepimiz eksigiz mutlaka. Gelis sebebimiz vardir elbet biseyler yuklenmistir illaki gelmeden de onu bulup cikarmak kolay degil. Bulduysaniz cok sanslisiniz cidden. Belki bi dalsam yaseminin rekorunu kiricam da dalmadim ki hic, belki cok iyi kaleciyimdir, belki dunyanin en unlu ahcisi, belkide super kahramanim ben ama farkinda degilim. Ve bilmeden olup gidicem bir cogunuz gibi. Gelis sebebini bulamayan eksik olucek sebepsiz olucak olumude. Ne kader mi ? Hadi ordan...
Asili kaldik biyerlerde araf mi diyorlar ona ebru gundesi hatirlatiyor bana sebeplerden cok uzagim simdi sevmem kendisini dinlememde ustelik populer kulture dem vurmadan edemedim yine nerden girmisse aklima sokuyorlar zorla, zorla ezberlettiriyor sistem. Sistem bozuk
Bozan da biziz zaten. 

Neyse ne diyordum  sebepler cok onemli 
Yoksun sebebin yoksa der yasemin mori cokta dogru soyler. Bugun yine hangi gunde oldugumu bilmedigim gunlerden birindeyim araftayim yani ne yazikki kaderdaslarimla ayni saftayim. Hastayim ama mutluyum sebepsiz. Sebepsizligin getirmis oldugu cahil bir mutluluk bu ama bilgelik tasliyor suursuzca. 

Herkesin inandigi bir yer var bilirim, bende sizler gibi hic gitmedim. Ama orda agaclar icinde korkulardan uzak herkesin mutlu oldugu o yeri, gitmisimde hic donmemisim gibi ciz deseler cizerim. Orda yasadim ben cunku icimde denizler, icimde ormanlar icimde cok tatli mutluluklar var. oyle buyuk ki icim derya deniz. Yazar burda cok iyi yurekli ve mukemmel oldugundan soz etmiyor. Sadece diyorki donde bir icine bak orda herseyi bulacaksin. 

Sevgiler

17 Ağustos 2015 Pazartesi

Yuh ya

Baktimda soole bi olu gunlugu gibi kalmis bu burda. Yazik olmus valla dayanamadim boyle yetim boyle boynu bukuk birakmaya eski beni, ne acilar cekmisssin sen ole hatirlamiyorum bile suan pardon isimleri neydi ki harbi :)) 
Ah insan sen ne garipsin yahu. Kendimden biliyorum. Mutluluktan herkes gebermisse demek kimsecikler yok eskilerden aslinda bende olenlerdenim. Neden burda oldugum hakkinda en ufak bir fikrim var aslinda oyle bi arkadasa bakip cikacaktim. Saat gec olmustu olmasaydi kalacaktim. 

Not: dun yedigin hurmalar gotunu tirmalamadiysa sukret. Bide nusret var o etilerde o baska bunlarida karistirma.

20 Ağustos 2012 Pazartesi

belki düseriz

harfler yanyana gelip kelimeleri, kelimeler yanyana gelip cümleleri oluşturacak. sonra bunların hepsi sana yazılmış olucak ve sen bunların hiç birini bilmeden yaşayıp gidiceksin. sende çok sevdin, o da çok sevdi belli, onlar da sevmişlerdi, bende sevdim. karnını ancak sevgi tam anlamıyla doyurur. çünkü kalbin açken asla tam anlamıyla dolu hissetmezsin. herkesin sevmiş olduğuna hemfikirsek eğer, şimdi karnı aç olanlar parmak kaldırabilirler mi? üzülüyorsun gitti çünkü, üzülme. onlarda çok üzüldüler. senden daha çok üzülende oldu. üstelik gitmek te üzer insanı. kolay değil birini yarı yolda bırakıp gitmek. hemde orda durmuş sen geri dönmesi için dua ederken. şimdi onu düşünücek halde değilsin dimi? haklısın. kendini düşünmek zorundasın önce. o çok mutlu olucak çünkü sana göre. hiç sanmam. bunları kendime mi söylüyorum ben? bana bundan sonra bir hayat daha olduğunu, bir daha yasayacapımızı söyleyin. buna çok ihtiyacım var. yeniden çocuk olmaya, yeniden başlamaya. yine nankörlük edermiyim bilemiyorum ama büyümek istiyorum demeyeceğim kesin.

9 Eylül 2011 Cuma

bütün bir gün düşünmüştü aslında, neydi karar veremediği.
kuşları seyretti çayı elinde. özgür olmanın ne demek olduğunu öğrenmişti çünkü çok kısa bir süre önce. bir iç çekiş geldi ardından. tüm düşüncelere duvar örmek, hapsetmek istiyordu, boğmak onları orda. düşündükçe dahada karmaşıklaşan, bu şey neydi.değermiydi...

sonra saatine baktı hazırlanmalıydı. kaçıyordu beklediği son tren. saçlarını ördü aceleyle, kırmızı mavi elbisesini giyip aynaya baktı. yaşından çok genç görünüyordu. belki aşktı onu dik tutan belkide çok sevilmekti. hayatına girdiği bütün adamlar çok sevdiler onu. öyle ya ondan evlenmişti 16 sında. istememişti evlenmeyi, mahallede, babası çok para aldı dedikoduları döndü durdu çok uzun seneler. çok zengindi adam, 2 katlı evi var dediler. evi olana kız verilirdi o zamanlar.

sokağımızın kendi kuralları vardı, küçük köy hayatını istanbulun çıkmaz sokaklı bir köşesinde sürdürüyorduk. yasaktı kızların top oynaması burda, yakar top oynayan üstü başı yırtık çocukları izleyerek geçti çocukluğum. en iyi bildiğim iş sandalyeye çıkıp çamaşır asmaktı bizim balkonda. annem düşüceksin dikkat et diye bağırırdı mutfağın kapısından. ben atlamayı severdim balkondan, düşmeyi, dizimi morartmayı. 1. kattı evimiz. odam hep karanlıktı, tek küçük bir camı vardı apartman boşuluğuna bakan. bazen camdan konuşurduk. hayallerini anlatırdı bana. burdan bi geçit yapıp kaçıcakmış başka şehirlere sonra başka ülkelere, asla evlenmiycekmiş.
babası döverdi annesini çünkü, çalışmazdı. babasının ayak sesini duyardı bazen ve bana dönüp hayalet taklidi yaparak babaa geliyo derdi. sesini öyle bi inceltirdiki korkardım. haklıydı, 1.80 boylarında, oldukça kilolu,esmer bir adamdı babası. kaşlarını bi çattımı herkes saklanırdı ondan. alacaklı bakkal bile ses etmezdi ona.

ya birda bakkal hüsnü amca vardı işte, çocukken bütün bakkalı olanların adını hüsnü zannederdim. hüsnü bakkal lafından olsa gerek. hüsnü amca çok sevecen tonton bi adamdı. tüm mahalle onun için eli sıkı, cimri derdi ama. çok çikolatasını yemişimdir. hiç boş göndermezdi beni dükkandan. oğlu aşıktı bana. kız nuri derlerdi ona. beni sevdiği için ip atlardı bizimle. mahallenin bütün kızlarıyla arkadas olmuştu.
benim en yakın dostum olacaktı kız nuri, tabii yaşasaydı...

devam edicek.....

17 Nisan 2011 Pazar

iyi kötü

kendin için nefes almak sadece, başka kimseye ihtiyaç duymadan, sadece kendin için aynaya bakmak bugün. kendin için taraman saçlarını. bir başkası ne der endişesiyle yaşamamak ve bunları düşünerek yaşlanmamak.

istediğim herşeyi yaptım diyebildiğin, özgürüm evet diye bağırabildiğin, sonunu düşünmeden, ya keşke dersem diye düşünmeden sevdiğin, aşık olduğun...
hiç bir gülümsemenin sahte olmadığı, hiç bir sözün söz almak için verilmediği ve sözlerin silinmediği. istediğinde ellerinle boyayabileceğin bir gökyüzüne sahip olduğun, çocukların asla ağlamayı bilmediği, büyüdükçe daha çocuklaştığın, kavganın dövüşün olduğu ama kimsenin yara almadığı, çıkarın, benciliğin, ihanetin, iki yüzlünün tek yüzünün hiç doğmamış olduğu...

gidersem yalnız kalırmıyım? endişesiyle haraket etmeden evet gidiyorum diyebildiğin. en çok kendini sevdiğin, kendini sevdiğin için herkesle barıştığın, anlaştığın...
iki seçeneğin olmadığı, arada kalmadığın, seveni sevebildiğin ve bittiğinde bitti diyip gülümseyebildiğin güzel günleriniz için...

en sevdiğin meyve ağaçlarının olduğu bahçede, uyusan koynunda yıldızların, ve uyandığında ağacından dutlar yağsa üstüne. üstüne gitsen tüm korkuların. üst üste koysan tüm soruları ve yaksan tek tek.

belki açar kollarını o korktuğun adi karanlık, içine çeker seni sen tutunursun, dut ağaçlarına yapraklarını kopartarak, onu yakarak.
sevdiğini, sevdiğin için acıtarak.
o senin için karanlık, sen dut ağacı için karanlıksındır artık. her yeni gelen bağlanır bu zincire. biri yönetir, yönlendirir, atar ,satar ama öldürmez. herkes sevmek isterken, herkes yok eder bir başkasının aydınlık yanını. bu yüzden insanda yarı yarıyadır iyilik ve kötülük. sen ona verirsin o bir başkasına iyiliğini.

kimsenin iyiliğine ihtiyacım yok benim diyebildğin,
kimsenin karanlığı olmadan, kimsenin sırtına basmadan ve küçülmeden büyüyebildiğin bir dünya çiz. içinde asla karanlık olmasın.

16 Nisan 2011 Cumartesi

pişşşt

tam hayallerimde ki gibi alıp çantanı gitmek ya da dur dur öyle demeyelimde gitmek zorunda kalmak diyelim bu seferlik. ama bukalemun gibi rengini almak bulunduğun yerin. buralarda doğmuşum gibi karış karış bilmek sokakları. tozunu yutmak bir nevi. ne demiştim, ee şey evet arka sokakta evin camı açsamda bağırsam diyorum evdemisin diye. heeey unuttun mu beni, ne çabuk. ah çocuk senin ellerin güzeldi, giderken baktım sana şöyle bi, kendime baktım bide senimi seçmiştim yani ben. ben sana mı layıktim yani. oysa ben neler haketmiştim. bu hayat bana neler sunmuştu, senin yanından bile geçemeyeceğin adamlar, hepsine yumdum da gözümü sanamı açtım yani. evet bak karsındaydım işte tam kapının orda.son bir şey söylemek için vaktin çoktu. gitme diyebilirdin, ya da kızabilirdin bana,bağırabilirdin. yatakta oturmuş sanki hiç gelmemişim gibi gidişimi izliyordun, boşluğa bakar gibi aynı. orda durup daha uzun bakmak isterdim sana, söyleyemediğim çok şey olduğunu söylemek için vaktim olmadı. kimdi karşımdaki , neydi , neyimdi. sevgilim mi hayır, sevdiğim mi hayır... peki sevdimi beni?

kaç kez girdim o kapıdan, ve kaç kez dedim içimden 7 benim uğurlu sayım diye. aynı gün aynı ay aynı yıl doğmamız sadece bir tesadüf olamazdı. olabilir miş sadece bir tesadüf olabilirmiş. öyleymiş. senin kapı numaran 7 miydi. ben bunu önceden nasıl bildim peki?

sonunu yazmak için sabrettiğim kaç aşk hikayem oldu benim, uzun yıllar beklediğimde oldu, düşünmek için vaktim olmadan yazdıklarımda. ama ben yazdım sonunu. herzaman tahmin ettim bittirdiklerimin, bitirenlerin birgün bana döneceklerini. şimdi başı olmayan bir aşkta kendimi arıyorum. neresini bağlamaya kalksam taze bir son için kayboluyorum. bu sefer kaybettin kızım diyorum. işte sende başka birinin başlattığı boktan bir masalda buldun kendini sonunda, masal bittiğindeyse adın hatırlanmıycak. mmm neydi o kızın adı, önemsizdi.

içimden bir ses diyor ki sen bu değilsin. dön arkana bak mika daha bitmedi...