sevmediğin tüm erkekler seni sevebilir tabi eğer istersen,
kadınlar bişekilde istedikleri erkeği elde ederler bıdı bıdısına girmiycem fakat bunun bir gerçek olduğu tartışılmaz.belki uzun sürer belki üzer ama sonunda her kadın istediğini bi şekilde alır.eğer ki alamadıysa ya çok salaktır ya da yeterince istemiştir.ben buna katılırım arkadas bu budur yani.
ama her oyunda kurallar vardır ve hileler. kopya çekmeden geçilmeyen sınavlar gibi düşünün. illa kestirme bir yol ufak bir şah mat hareketiyle erkeği tabiri caiz ise kafeslemek mümkün. tabiki bazı imkansızlıklar vardır. bunlar çok ekstrem durumlar evlidir,sevgilisi vardır...v.s zaten bunlar uzak durulması gereken erkekler sınıfına girerler.
eğer bir sevgiliniz varsa (uzun süredir sevgilisi olan biri olarak konuşuorum ki;) ve eğer sizinle eskisi kadar ilgilenmiyorsa ne biliyim eskiden 10 arayıp şimdi 3 arıyorsa endişelenmeyin lütfen. çünkü bu sizin birlikteliğinizin 3.ayına rastlar ve en çalkantılı dönemdir.normaldir tüm soğukluklar.tüm soğuk kanlılığınızı koruyarak üstüne gitmeyerek durumu kendi lehinize çevirebilirsiniz.bırakın aşk kendini sevginin kollarına bıraksın. bu dönemde yapılmaması gereken 3 şey;
asla neden beni aramıyorsun deme
kıskandırmak için kendini paralama komik duruma düşme olasığın çok yüksek
ve en önemlisi asla trip atma...
diyelimdi bu dönemi başarıyla atlattık,
6 ay geçmeden emin olmayınız bu bir dip not !!!
artık alışkanlıklar devreye girer sizden ayrılamayacağı beynine empoze edilmiştir.çünkü üşenir yeni birinin peşinden koşup tavlamaya.6 aydır malum onu baya bi yordunuz.( lütfen yorun)
cefayı çekiceksin ki sefasını süresin evreleri en zevkli evrelerdir.yan gel yat abi.kuaförede gitmesen, makyajda yapmasan hiiiç farketmez çünkü artık o sizden başkasını düşünemez.
hangi evrede olursan ol onunla konuşmaman gereken tek konu,
evlilik.bu konu asla bir bayan tarafından açılmamalı.rahat bırakın o dökülür zamanla.erkekler kadınlardan daha meraklı evlenmeye buna eminim.
o konuyu açtığındada büyük bir ustalıkla istemem yan cebime koy taktiği uygulanmalı. löpşş die atlanmamalı.
böyle yani arkadaşlar benden söylemesi yaşadım gördüm. kaybettiğiniz erkeği geri kazanma taktikleri için bir sonraki yazıyı bekleyiniz please
NOT: türk dil kurumu tarafından takip edilen bir platform değil burası istediğim imla hatasını yapar, istediğimide yazarım.gıcık olanlara da itinayla gıcık olurum. kasma oğlum yazarken koy gitsin nokta
2 Şubat 2011 Çarşamba
21 Ocak 2011 Cuma
amaaaan nası sıkıcı bi yazı okumayın
neden hiç bilmediğim bu ülkenin sokaklarında aklıma geliyorsun
hiç olmadık zamanlarda
aklımdayken sen kilitli bir müzik kutusuyum sanki
içinde dans eden balerinin hüznü aynam
çalan şarkı hep aynı
senden ne kadar uzak olduğumu bilmiyorum artık
sana benzemeyen insanlara bakıyorum
belki birazcık benzerler bir an sana
belki...
emin oluyorum bazen aynı şarkıda yürüdüğümüze
önüme gelene çarpa çarpa
hayatın beni nereye sürükleyeceğini bilmeden
hergün birşeyler katıyorum kendime
sen bana asla layık olama diye
çocukken de toplamazdım yatağımı
hala aynıyım
dağıttığım her şey kalır orda
kalbimde öyle
dağıttıkları, aldıkları, verdikleri herşey
sevdiklerim, sevmediklerim
herşey içimde
yatağımı topladım bugün
içindekiler gözükmesin diye
keşke bu kadar kolay olsaydı herşey
hiç olmadık zamanlarda
aklımdayken sen kilitli bir müzik kutusuyum sanki
içinde dans eden balerinin hüznü aynam
çalan şarkı hep aynı
senden ne kadar uzak olduğumu bilmiyorum artık
sana benzemeyen insanlara bakıyorum
belki birazcık benzerler bir an sana
belki...
emin oluyorum bazen aynı şarkıda yürüdüğümüze
önüme gelene çarpa çarpa
hayatın beni nereye sürükleyeceğini bilmeden
hergün birşeyler katıyorum kendime
sen bana asla layık olama diye
çocukken de toplamazdım yatağımı
hala aynıyım
dağıttığım her şey kalır orda
kalbimde öyle
dağıttıkları, aldıkları, verdikleri herşey
sevdiklerim, sevmediklerim
herşey içimde
yatağımı topladım bugün
içindekiler gözükmesin diye
keşke bu kadar kolay olsaydı herşey
6 Ocak 2011 Perşembe
londra da bir garip serçe
kediciğim ben gidiyorum ingilterenin soğuk havalarına yokum bi 6 ay kadar.seni özlerim, kokunu özlerim. istanbulumu özlerim. benim istanbullarım var içimde. elimin içine koyduğum galata kulem,köprülerim ve en önemlisi türk kahvelerim var tadına doyamadığım. sonra boğazda sade kahvede sevgilimle kahve içerken yaptığım dedikodular. ödediğim otopark paraları, yaptığım hatalarım, güldüğüm, ağladığım herşey...
beni tanıyan tek şehir istanbul.
gidiyorum lan çok duygusalım yatağımda bir başka yatıyorum. kedime, anneme, babama bi başka bakıorum. istanbulu dinliyorum gözlerim kapalı falan.
sevdiğim ve sevgimi en dibine kadar hak eden mükemmel adam, sevgilim...
bavulumu hazırlamama yardım ediyor, benimle alışveriş yapıyor. ihtiyacım olduğu her an yanımda buluyorum onu. hergün bin kere vazgeç boşver desede ve gözleri dolu dolu baksada bana, babam ağzıma sıçar gitmek zorundayım. git git mika valla dönmek istemiyceksin diyenlerin kafasına osurıyım ben ne alaka yeaa. benim burda çok daha büyük özgürlüklerim benim burda çoook sevdiklerim benim can kırıklarım var.
gidiyom ben yaaa
beni tanıyan tek şehir istanbul.
gidiyorum lan çok duygusalım yatağımda bir başka yatıyorum. kedime, anneme, babama bi başka bakıorum. istanbulu dinliyorum gözlerim kapalı falan.
sevdiğim ve sevgimi en dibine kadar hak eden mükemmel adam, sevgilim...
bavulumu hazırlamama yardım ediyor, benimle alışveriş yapıyor. ihtiyacım olduğu her an yanımda buluyorum onu. hergün bin kere vazgeç boşver desede ve gözleri dolu dolu baksada bana, babam ağzıma sıçar gitmek zorundayım. git git mika valla dönmek istemiyceksin diyenlerin kafasına osurıyım ben ne alaka yeaa. benim burda çok daha büyük özgürlüklerim benim burda çoook sevdiklerim benim can kırıklarım var.
gidiyom ben yaaa
15 Aralık 2010 Çarşamba
kız kafaları
kendi kendime konuşurum ben objelerlede konuşurum, konuşamadığım hiç bir şey yok.konuşarak anlaşamam ama çok konuştuğum için sanırım.
kedim bazen sıkılır gider yeter bakışı atıp.ben ona terlik fırlatırım o bana trip atar.en çok ben dinlemem beni, içsesime sulanırım sürekli.yakışıklı bi iç sesim var benim üstelik çokta seksi. dur yapma mika derken bi cilveler bi edalar. yap dese bu kadar istek uyandırmaz yemin ederim. çık karşıma cesur iç sesim çık karşıma ürkek kelebeğim derim ama, böyle zamanlarda ağzını bozup sen zıııırrr delisin dio bana. sonra gidip kafayı çekiyodur heralde gelmiyo çünkü bir süre.
velhasıl kelam şu öğrenci protestolarını izlerken hayale daldım derin derin. ben dünyanın en güzel, en seksi en çocuksu en kadınsı en meleği en şeytanisiymişim. tabi o zamn tayyip erdoğandı yok bülent arınçtı gibi insanlara kalmamış ülke.tüm ülkeyi benim güzelliğim yönetiyo. yat diorum yatıolar kalk diyorum kalkıyolar. tayyibin dişi versiyonuyum yani :) neyse böyle bir meyve tabakları, bir tatlılar hayal ettim ki onları çizsem bakan herkesin çükü düşer o yüzden onlara girmicem çok aç olduğum şu saatlerde.neyse işte tüm erkekler ölüo benim için esmer sevende beni sevio, sarışın sevende beni seviyo, tüm erkekler beni görünce öküz oluyo ölee güzelim.
sonra birden bir kriz ortamı, amanın kadınlar grev yapmaya başlıyolar.kocalarımız bizimle ilgilenmiyo yok efendim sürekli rakı içip mika mika diye ağlıyolar.açıolar bunlar pankartlarını,sloganlar bilmemneler. kimsenin umrunda değil tabi. mika tabi erdoğanın kadın versiyonu ya çok duygusal başlamış ağlamaya. sonra davosa gitmiş demişki tüm erkeklere siz ancak öldürmeyi bilirsiniz.sevin birbirinizi sevgi emektir sevgi iyiliktir felan diye. aşkla bakın dünyaya pembe görün diyerekten. sonra kadınlar tekrardan başlamışlar greve bir de ne görsün mika havada sürpriz yumurtalar uçuşuo.yehhuuuu demiş birsürü oyuncaaam oldu yuppiii. oturmuş hepsinin çikolatasını biiiir biiiiir yemiş oyuncaklarınıda kadın halka daıtmış oyalansınlar diye. biz buna halk arasında ele verirsin talkını, kendin yutarsın kinder sürpriz yumurtanın çikolatasını diyoruz. olsun o da bişey.
çok şey anlatmaya çalışıp anlatamadım affola.
kedim bazen sıkılır gider yeter bakışı atıp.ben ona terlik fırlatırım o bana trip atar.en çok ben dinlemem beni, içsesime sulanırım sürekli.yakışıklı bi iç sesim var benim üstelik çokta seksi. dur yapma mika derken bi cilveler bi edalar. yap dese bu kadar istek uyandırmaz yemin ederim. çık karşıma cesur iç sesim çık karşıma ürkek kelebeğim derim ama, böyle zamanlarda ağzını bozup sen zıııırrr delisin dio bana. sonra gidip kafayı çekiyodur heralde gelmiyo çünkü bir süre.
velhasıl kelam şu öğrenci protestolarını izlerken hayale daldım derin derin. ben dünyanın en güzel, en seksi en çocuksu en kadınsı en meleği en şeytanisiymişim. tabi o zamn tayyip erdoğandı yok bülent arınçtı gibi insanlara kalmamış ülke.tüm ülkeyi benim güzelliğim yönetiyo. yat diorum yatıolar kalk diyorum kalkıyolar. tayyibin dişi versiyonuyum yani :) neyse böyle bir meyve tabakları, bir tatlılar hayal ettim ki onları çizsem bakan herkesin çükü düşer o yüzden onlara girmicem çok aç olduğum şu saatlerde.neyse işte tüm erkekler ölüo benim için esmer sevende beni sevio, sarışın sevende beni seviyo, tüm erkekler beni görünce öküz oluyo ölee güzelim.
sonra birden bir kriz ortamı, amanın kadınlar grev yapmaya başlıyolar.kocalarımız bizimle ilgilenmiyo yok efendim sürekli rakı içip mika mika diye ağlıyolar.açıolar bunlar pankartlarını,sloganlar bilmemneler. kimsenin umrunda değil tabi. mika tabi erdoğanın kadın versiyonu ya çok duygusal başlamış ağlamaya. sonra davosa gitmiş demişki tüm erkeklere siz ancak öldürmeyi bilirsiniz.sevin birbirinizi sevgi emektir sevgi iyiliktir felan diye. aşkla bakın dünyaya pembe görün diyerekten. sonra kadınlar tekrardan başlamışlar greve bir de ne görsün mika havada sürpriz yumurtalar uçuşuo.yehhuuuu demiş birsürü oyuncaaam oldu yuppiii. oturmuş hepsinin çikolatasını biiiir biiiiir yemiş oyuncaklarınıda kadın halka daıtmış oyalansınlar diye. biz buna halk arasında ele verirsin talkını, kendin yutarsın kinder sürpriz yumurtanın çikolatasını diyoruz. olsun o da bişey.
çok şey anlatmaya çalışıp anlatamadım affola.
3 Aralık 2010 Cuma
laylaylom sana göre sevmeler
evet arabesk bir aşktı bizimki
somurtkan yüzünde eskimiş ve küflenmiş bir ifade vardı
sürekli gezerdi geceleri ve içerdi ipsiz sapsız
en arabesk olmayan şarkılar bile sende saza dönüşürdü
yüzünün döküldüğü yerde ıslak ve saçma bir gül kalırdı
gül arabeskti mahsun kırmızıgülü hatırlatırdı çünkü
çünkü en arabesk şarkılara konu olurdu
senle ben aynı kırmızı güller gibiydik
liseli salak aşıklar ve ayna grubnun gelincik şarkısı edasındaydık
evet arabeskti bizim aşkımız
türk filmlerinden öğrendiğimiz repliklerdi cümleler
uzun bakışmalar ve manidar sözler
her insanın bööğründe yatan ama hep saklanan acılardı
aşkı yaşarken acı çekerdik
kendi kendimize dert arardık
gül görsek ağlardık
su içsek ağlardık
yalandık
fakir bir yakışıklıydın sen bende hulisi kentmenin kızı
ıslak şarkıların vardı senin
gitarında bağlama tınısı
sesin giderek incelirdi
beni sevdiğini söylerdin
her sesini duyduğumda ahanda şimdi mihriban türküsünü söyliycek diye korkardım
korkardım ama, nerde boynu bükük bir garip görsem bakışı yerleşirdi gözlerime
saatlerce gözlerine bakabilirim cümleleri tekerrür ederdi
biz kumrular gibi sevişirdik
bizimkisi çok arabeskti ama en arabesk bizdik
sorsalar söylerdik
beni sevdiğini söylesen, ya birdaha söylemessen diye ağlardım
sen bana gül desen. böğğğğ gülmü dediğim güle hayranlıkla bakardım
senin ağzından çıkan kusmuk,çiş,kaka lafı bile mükemmelleşirdi gözümde
ayyy ne güzel söylüyorsun derdim ve müzik başlardı kendi kendine
kadehimde zehir olsan ben içerim bana getir
evet evet arabesk bir aşktı bizimki
küçük emrahın kaşları, mahsunun saçları, nihat doğanın sümüğü gibiydik
sürekli dertli sürekli mutsuz sürekli ferhat güzeldik
güzeldik ama kafalar güzeldi çünkü
fonda bilmediğim arabesk şarkılar çalardı
çünkü bildiğim tüm hepsini yazdım zaten
bizim bakışlarımız ağıt yakıp tango yapmak isterdi o şarkılarda
zengin bir fakirlik
fakir bir mutluluk
mutlu bir mutsuzluk isterdik
bakışarak sevişirdik.
evet aşk arabeskti çünkü
çünkü aşk insanı en savunmasız en çıplak bırakandı
biz aptaldık orası ayrı
ama tüm aptallar aşık değildi
ben susarsam silahım konuşur uleeen modunda bir barzoluktu
senin altında bez varken benim altımda nez vardı gibi bir apaçilikti
ve sevgi emekti sevgi iyilikti sevgi bilmemneydi diyen bir kadir inanırlıktı bizimki
biz nihat doğandık kısaca
nihat doğan sakal gibiyim, kestikçe uzarım derdi
biz duygulanır yine sevişirdik
sonra herşey bitti yine rock forevır bebeğimmm
somurtkan yüzünde eskimiş ve küflenmiş bir ifade vardı
sürekli gezerdi geceleri ve içerdi ipsiz sapsız
en arabesk olmayan şarkılar bile sende saza dönüşürdü
yüzünün döküldüğü yerde ıslak ve saçma bir gül kalırdı
gül arabeskti mahsun kırmızıgülü hatırlatırdı çünkü
çünkü en arabesk şarkılara konu olurdu
senle ben aynı kırmızı güller gibiydik
liseli salak aşıklar ve ayna grubnun gelincik şarkısı edasındaydık
evet arabeskti bizim aşkımız
türk filmlerinden öğrendiğimiz repliklerdi cümleler
uzun bakışmalar ve manidar sözler
her insanın bööğründe yatan ama hep saklanan acılardı
aşkı yaşarken acı çekerdik
kendi kendimize dert arardık
gül görsek ağlardık
su içsek ağlardık
yalandık
fakir bir yakışıklıydın sen bende hulisi kentmenin kızı
ıslak şarkıların vardı senin
gitarında bağlama tınısı
sesin giderek incelirdi
beni sevdiğini söylerdin
her sesini duyduğumda ahanda şimdi mihriban türküsünü söyliycek diye korkardım
korkardım ama, nerde boynu bükük bir garip görsem bakışı yerleşirdi gözlerime
saatlerce gözlerine bakabilirim cümleleri tekerrür ederdi
biz kumrular gibi sevişirdik
bizimkisi çok arabeskti ama en arabesk bizdik
sorsalar söylerdik
beni sevdiğini söylesen, ya birdaha söylemessen diye ağlardım
sen bana gül desen. böğğğğ gülmü dediğim güle hayranlıkla bakardım
senin ağzından çıkan kusmuk,çiş,kaka lafı bile mükemmelleşirdi gözümde
ayyy ne güzel söylüyorsun derdim ve müzik başlardı kendi kendine
kadehimde zehir olsan ben içerim bana getir
evet evet arabesk bir aşktı bizimki
küçük emrahın kaşları, mahsunun saçları, nihat doğanın sümüğü gibiydik
sürekli dertli sürekli mutsuz sürekli ferhat güzeldik
güzeldik ama kafalar güzeldi çünkü
fonda bilmediğim arabesk şarkılar çalardı
çünkü bildiğim tüm hepsini yazdım zaten
bizim bakışlarımız ağıt yakıp tango yapmak isterdi o şarkılarda
zengin bir fakirlik
fakir bir mutluluk
mutlu bir mutsuzluk isterdik
bakışarak sevişirdik.
evet aşk arabeskti çünkü
çünkü aşk insanı en savunmasız en çıplak bırakandı
biz aptaldık orası ayrı
ama tüm aptallar aşık değildi
ben susarsam silahım konuşur uleeen modunda bir barzoluktu
senin altında bez varken benim altımda nez vardı gibi bir apaçilikti
ve sevgi emekti sevgi iyilikti sevgi bilmemneydi diyen bir kadir inanırlıktı bizimki
biz nihat doğandık kısaca
nihat doğan sakal gibiyim, kestikçe uzarım derdi
biz duygulanır yine sevişirdik
sonra herşey bitti yine rock forevır bebeğimmm
10 Kasım 2010 Çarşamba
zekiysen erkeksin, yakışıklıysan ibne
herkesin kendine göre bir güzelliği vardır derler ya, tamam doğruda acaba çirkinse bile kendini güzel zannediyo olabilir mi insan? yani herkes kendini güzel mi bulur.okan bayülgen dışında çirkinliğini kabul etmiş birini daha görmedim.ilyas salman dünyanın en yakışıklı erkeğiyim dediğinde acaba cidden öylemi sanıyodu kendini? güzelliğin, şirinliğin,seksiliğin çok önemli olduğu bu düzende çirkinin kendine 'ben çirkinim' cümlesini söylemeye ne kadar cesareti olabilirki. görecelimi güzellik?
ben kendini yerden yere vuran biriyim.popon büyük kızım senin, koca götlünün tekisin sakın ayağa kalkma otururken muz kalkınca armut derler adama derim hep ama hayatta da duramam o koca götümü sokarım her yere.ben böyle oran küçük buran büyük diye öl kızım sen yaşamayı hak etmiosun bu dünyada, boka benziosun aynı diye öldürürken kendimi birden hooooppp tanrım beni baştan yarat şarkısı eşliğinde geçiorum aynanın karşısına amaaan yarabbi benden güzeli yok zannediorum böyle gidio bu bi süre.sonra yine kusur arıorum falan filan. ben kendimi bu şekilde cezalandırıorum, kendimi üzerek rahatlıyorum. böylece tüm şımarıklığım, bazen insanlara karşı dengesiz tutumum yok olup silinip gidiyo.düşünüorum şimdiye kadar kimse sana popon büyük dedi mi diye.hayır demedi, ama şımarık dediler.
o zaman unut popoyu sen şu bencilliğini,şımarıklığını bırak kızım.çünkü güzelsende çirkin olabilirsin bi anda.
çirkin olmak için ağzının burnunun yamuk olmasına gerek yok. diyoruz ya hani lokum gibi çocuk bide yanındaki kıza bak diye. heh işte değil o iş öyle. ayaanı öpmek lazım o kızın o tipsizliğiyle kendine güveniyo, ağzı laf yapıo, bide eşşşşek gibi koşturuyo peşinden saftirik yakışıklı çucukları. neyse benim ilgi alanım değil zaten yakışıklılar.yeminle diyorum bak murat boz gelse git derim pislik, çilekli pasta gibi suratın var. tipim değilsin derim. (bu yalan da neyse)
yakışıklı erkekler cidden aptal ama. damgalı hepsi, kendilerini çekemeyen hemcinsleri tarafından ibnelikle aşağılanan, hor görülen, bebek yüzlü olduğundan herkese abi çeken ezik tipler.kıvanç gibiyse pasif, kenan gibiyse aktif sayılıyorlar.her ikiside ibne neticede.
tüm kızlar bloglarını okudukları erkekleri bu neye benziodur acaba diye düşünmüşlerdir illaki. eğer zeki bu, hııım iyi tespit vaay iyi laf sokmuş diyosam ardındanda tipsizdir bu damgasını yapıştırıyorum.hele bide cinsel hayatını anlatıyosa for example eğlenilecek erkek!!!! kesin diyorum bu dobişin tekidir. ama daha büyük marifet.bir erkeğin zekası çok önemlidir.zeki erkeğin tavlayamadığı kadın varmıdır.
kadın için geçerlimi bu? geçerli... acaba herkes kendinde olmayanı mı arıyo ki ?
ben aptalım öyleyse evet evet ben aptalım...
hem zeki hem yakışıklıysa eğer acilen onu hipnoz edip parmağımızı şıplatmadan önce çirkinsin sen çirkinsin sen çirkinsin sen diyip egosunu yerle bir etmemiz gerekio. ben mikanın malıyım bana ondan başkası bakmaz demeli. öyle biri yok gerçi, o yüzden problem de yok.
bir kadın hem aptal hem çirkinse; seda sayan olur
bir erkek hem aptal hem çirkinse de; nihat doğan olur.
günün sorusu: cem adrian gay mi ?
ben kendini yerden yere vuran biriyim.popon büyük kızım senin, koca götlünün tekisin sakın ayağa kalkma otururken muz kalkınca armut derler adama derim hep ama hayatta da duramam o koca götümü sokarım her yere.ben böyle oran küçük buran büyük diye öl kızım sen yaşamayı hak etmiosun bu dünyada, boka benziosun aynı diye öldürürken kendimi birden hooooppp tanrım beni baştan yarat şarkısı eşliğinde geçiorum aynanın karşısına amaaan yarabbi benden güzeli yok zannediorum böyle gidio bu bi süre.sonra yine kusur arıorum falan filan. ben kendimi bu şekilde cezalandırıorum, kendimi üzerek rahatlıyorum. böylece tüm şımarıklığım, bazen insanlara karşı dengesiz tutumum yok olup silinip gidiyo.düşünüorum şimdiye kadar kimse sana popon büyük dedi mi diye.hayır demedi, ama şımarık dediler.
o zaman unut popoyu sen şu bencilliğini,şımarıklığını bırak kızım.çünkü güzelsende çirkin olabilirsin bi anda.
çirkin olmak için ağzının burnunun yamuk olmasına gerek yok. diyoruz ya hani lokum gibi çocuk bide yanındaki kıza bak diye. heh işte değil o iş öyle. ayaanı öpmek lazım o kızın o tipsizliğiyle kendine güveniyo, ağzı laf yapıo, bide eşşşşek gibi koşturuyo peşinden saftirik yakışıklı çucukları. neyse benim ilgi alanım değil zaten yakışıklılar.yeminle diyorum bak murat boz gelse git derim pislik, çilekli pasta gibi suratın var. tipim değilsin derim. (bu yalan da neyse)
yakışıklı erkekler cidden aptal ama. damgalı hepsi, kendilerini çekemeyen hemcinsleri tarafından ibnelikle aşağılanan, hor görülen, bebek yüzlü olduğundan herkese abi çeken ezik tipler.kıvanç gibiyse pasif, kenan gibiyse aktif sayılıyorlar.her ikiside ibne neticede.
tüm kızlar bloglarını okudukları erkekleri bu neye benziodur acaba diye düşünmüşlerdir illaki. eğer zeki bu, hııım iyi tespit vaay iyi laf sokmuş diyosam ardındanda tipsizdir bu damgasını yapıştırıyorum.hele bide cinsel hayatını anlatıyosa for example eğlenilecek erkek!!!! kesin diyorum bu dobişin tekidir. ama daha büyük marifet.bir erkeğin zekası çok önemlidir.zeki erkeğin tavlayamadığı kadın varmıdır.
kadın için geçerlimi bu? geçerli... acaba herkes kendinde olmayanı mı arıyo ki ?
ben aptalım öyleyse evet evet ben aptalım...
hem zeki hem yakışıklıysa eğer acilen onu hipnoz edip parmağımızı şıplatmadan önce çirkinsin sen çirkinsin sen çirkinsin sen diyip egosunu yerle bir etmemiz gerekio. ben mikanın malıyım bana ondan başkası bakmaz demeli. öyle biri yok gerçi, o yüzden problem de yok.
bir kadın hem aptal hem çirkinse; seda sayan olur
bir erkek hem aptal hem çirkinse de; nihat doğan olur.
günün sorusu: cem adrian gay mi ?
3 Kasım 2010 Çarşamba
7.3 cm pipiniz değil 7.3 cm diliniz büyüsün
ölüm günümü bekler gibi günlerimi sayıyorum gitmeme son 58 gün.ne kadar çabuk geçer o 58 gün şimdi.bide gidiyim ecnebi memlekete orda dakikalar gün olur saatler hafta olur.annesinin dizinin dibinden 10 günden fazla ayrılamayan,eşşekler gibi eğlendiği tatilden bile annesini özlediği için erken dönen ben.evimi,kedimi,yatağımı,buzdolabını, içindekileri özlemezmiyim.patlıcanın tanesi 3buçuk liraymış.zayıflarım orda düşüncesiyle ye babam ye yapıorum kendime.e iyi orası tamamda bütün gün evde oturup yiyip içip esra erolu izliyorum.
3 çocuğunuda evlendirmiş kocası tarafından güzel popolu ve büyük göğüslü biriyle aldatılmış tam 58 gün sonra ölücek bi obez gibi davranıyorum.yıkanmaya bile halim yok. ev hanımı olsaydım, requiem for a dream deki anne gibi olurdum
sevgilimde uzakta, dedim hayatın boyunca çalışıcaksın kızım mika, yat yatabildiğin yere kadar tuvalete gidemez, su içemez, yerinden kalkamaz bi hale geldim.gidicem ya el bebek gül bebeğim tam evde. ot desem ot et desem et.çok özlicem çerini çöpünü istanbul.çok özlicem çoooooooooook.
bitlise gitsem, askerlik yapsam mağarada kalsam aynen böyle hissederdim.ingilizce öğrenmek ne demek, 2010 yılı desen neyse koskoca kıyametten önceki yıl 2011 dıdıf dıf dıdıf. bi kulaklık bi dudaklık bi halt yapamadılar.ben ingilizceyi ingilterede öğrenmek zorunda kalıyorum.hergün yeni bi penis büyütücü maili alıyorum, herseferinde ingiltere gelio aklıma.Allahtan korkmaz kuldan utanmazlar ufacıcık şeyi 7.3 cm büyütüosunda, herkesin bildiği bilmeyenin hor görüldüğü,dışlandığı çük kadar ingilizceyi bi seferde öğretecek bir hap neden bulamıosun.7.3 cm pipiniz değil 7.3 cm diliniz büyüsün.erkeklerin çükleriyle uğraşmaktan gerekli şeylere zaman ayıramıyorlar güceniyorum ben bu duruma.
tam koltuğa uzanırsın televizyon izlemek için, bi elinde sigaran diğer elinde kahven, iyice yerleşirsin gömülürsün koltuğa.işte tam o an kumandayı almamışsındır eline farkedersin, tam kumandayı alır kahveni alır sigarandan deriiiin bir nefes çekersin kapı çalar derken telefon... işte hep buna benziyo hayat.bu hep böyle olur.ya kahretsin dersin,ya hasiktir dersin oflarsın poflarsın hatta bazen gülersin yine mallık yaptın diye.ama hep hazırım ben dediğin anlarda senin aslında hiçte hazır olmadığını hatırlatır birileri, sen tam başla tuşuyken, bi gelip escape yapar. elindekileri bırakırsın,doğrulursun kumandanı,sigaranı, kahveni ve televizyonunu bırakıp kapıya koşarsın.döndüğünde sigaran bitmiş kahven soğumuş olur. ve bunu defalarca yaşarsın.çünkü elin boş olsa kapın çalmaz, tuvalette olmasan telefon çalmaz. ne biliyim o kumandayı silgi gibi boynuma bağlasam herşey düzelirmiydi acaba.
ben gitmek isteseydim ingiltereye gidemezdim belki öyle değil mi? istermiş gibi numara yapsam yer mi ? ben olsam yemezdim.herşey kumandamın suçu bide yan ingiltere yan ben gelmeden yan...
3 çocuğunuda evlendirmiş kocası tarafından güzel popolu ve büyük göğüslü biriyle aldatılmış tam 58 gün sonra ölücek bi obez gibi davranıyorum.yıkanmaya bile halim yok. ev hanımı olsaydım, requiem for a dream deki anne gibi olurdum
sevgilimde uzakta, dedim hayatın boyunca çalışıcaksın kızım mika, yat yatabildiğin yere kadar tuvalete gidemez, su içemez, yerinden kalkamaz bi hale geldim.gidicem ya el bebek gül bebeğim tam evde. ot desem ot et desem et.çok özlicem çerini çöpünü istanbul.çok özlicem çoooooooooook.
bitlise gitsem, askerlik yapsam mağarada kalsam aynen böyle hissederdim.ingilizce öğrenmek ne demek, 2010 yılı desen neyse koskoca kıyametten önceki yıl 2011 dıdıf dıf dıdıf. bi kulaklık bi dudaklık bi halt yapamadılar.ben ingilizceyi ingilterede öğrenmek zorunda kalıyorum.hergün yeni bi penis büyütücü maili alıyorum, herseferinde ingiltere gelio aklıma.Allahtan korkmaz kuldan utanmazlar ufacıcık şeyi 7.3 cm büyütüosunda, herkesin bildiği bilmeyenin hor görüldüğü,dışlandığı çük kadar ingilizceyi bi seferde öğretecek bir hap neden bulamıosun.7.3 cm pipiniz değil 7.3 cm diliniz büyüsün.erkeklerin çükleriyle uğraşmaktan gerekli şeylere zaman ayıramıyorlar güceniyorum ben bu duruma.
tam koltuğa uzanırsın televizyon izlemek için, bi elinde sigaran diğer elinde kahven, iyice yerleşirsin gömülürsün koltuğa.işte tam o an kumandayı almamışsındır eline farkedersin, tam kumandayı alır kahveni alır sigarandan deriiiin bir nefes çekersin kapı çalar derken telefon... işte hep buna benziyo hayat.bu hep böyle olur.ya kahretsin dersin,ya hasiktir dersin oflarsın poflarsın hatta bazen gülersin yine mallık yaptın diye.ama hep hazırım ben dediğin anlarda senin aslında hiçte hazır olmadığını hatırlatır birileri, sen tam başla tuşuyken, bi gelip escape yapar. elindekileri bırakırsın,doğrulursun kumandanı,sigaranı, kahveni ve televizyonunu bırakıp kapıya koşarsın.döndüğünde sigaran bitmiş kahven soğumuş olur. ve bunu defalarca yaşarsın.çünkü elin boş olsa kapın çalmaz, tuvalette olmasan telefon çalmaz. ne biliyim o kumandayı silgi gibi boynuma bağlasam herşey düzelirmiydi acaba.
ben gitmek isteseydim ingiltereye gidemezdim belki öyle değil mi? istermiş gibi numara yapsam yer mi ? ben olsam yemezdim.herşey kumandamın suçu bide yan ingiltere yan ben gelmeden yan...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
