sana yazdığım son yazı olsun bu
senin için kalbimin son atışı olsun ve ben gidiyim artık
çünkü çok geç sevgilim
sana bana bize çok geç
belkileri bıraktım artık çünkü sabrım yok daha fazla
seni düşünmeye gücüm yok
yapamıyorum senin gibi uzaktan severek yaşayamıyorum
deneme 2 nasıl bir intihar mektubu bu amk arka fon direk nihat doğan.nasıl bir arabesk ceylan yaşıyor içimde benim lan çık git pis yelloz çık içimden.
neyse başka deniyim.
sen giderken bazen mutlu oluyordum
osurabiliyordum çünkü rahatça
heycandan gelen gazımı içime atmaktan göbeğim kocaman oluyordu
gidiyordun ya sevgilim
ben çok rahatlıyordum
sonra yine gel istiyordum ama
özlüyordum heran seni
ah bir bilseydin beni
severmiydin ardından kapıyı kapatır kapatmass yess diye bağırıp tuvalete koştuğumu
yinede severmiydin beni
gitme yeterki gitme tutarım tüm iç seslerimi
sadece yorgun olduğum gecelerde horlamamı duyarsın
söz veriyorum sevgilim içime atarım yeterki gitme
istemessen işemem bile
duymadın hiç belki duysan severdin beni
çok naziktir benim osurmalarım
gitme eyyy sevgili ben senin için herşeyi yaparım
(im hero) dırırırı dırırıır dırırır
çalmasın telefonlar, kısılsın sesim
ben seni ekmek arası çiğ çiğ yerim
duyuyormusun sevgilim senin için bu sözlerim
yapmıyorsam senin için açılsın gözlerin
bakma göbeğimin şişine
gazım var diyemedim
diyemedim diyemedim...
lay lay looom galiba sana göre sevmelerrr
hopa şinanay galiba sana göre sevilmelerrrrrr
biri bana yardım etsin delirioruuummmmm
30 Mart 2011 Çarşamba
zart zurt
kimsenin bilmediği bir yer var bu şehirde hiç ayak deymemiş, tüm renkleri ve sevdiğimiz ne warsa bulabileceğimiz bir yer.
bazen gözlerimin içinde görüyorum resmini aynam çatlıyor yavaş yavaş. korkmuyorum kesilmekten, kanamaktan korkmuyorum hiç. üstüme geliyor cam kırıkları. hala kimsenin görmediği giremediği saklı gizemlerim var içimde. asla rengi griye dönmeyen parlak renklerim. kimseye göstermediğim sevgilerim var. kimseye vermediğim sırlarım.
belki açarsın kapılarımı yavaşça, canımı yakmassın hiç. tüm renklerimi seversin belki ve tüm sevdiklerimi. içimde kalmak istersin biraz daha ben olabilmek için.
belki birlikte gideriz o kimsenin gitmediği yerlere. belki sen O sundur kimbilir.
belkide hiçkimse. yoldan geçen herhangi biri.
keşke sen,o ya da bir başkası açabilse kapılarımı, pencerelerimden sarkan yalnızlıklarımı elleriyle içeri alsa tekrar. intahar ediyorlar yavaş yavaş.
tozlanmak üzere olan yarınlarımı temizlese ve bembeyaz bir örtü örtse üstüne. beyaz görse gözleri hep beni simsiyah olmama rağmen. ve hiç gitmese...
ne sıkıcı olurdu, ekşın olsun ekşın ben zoru seviyorum bebeğim.
bazen gözlerimin içinde görüyorum resmini aynam çatlıyor yavaş yavaş. korkmuyorum kesilmekten, kanamaktan korkmuyorum hiç. üstüme geliyor cam kırıkları. hala kimsenin görmediği giremediği saklı gizemlerim var içimde. asla rengi griye dönmeyen parlak renklerim. kimseye göstermediğim sevgilerim var. kimseye vermediğim sırlarım.
belki açarsın kapılarımı yavaşça, canımı yakmassın hiç. tüm renklerimi seversin belki ve tüm sevdiklerimi. içimde kalmak istersin biraz daha ben olabilmek için.
belki birlikte gideriz o kimsenin gitmediği yerlere. belki sen O sundur kimbilir.
belkide hiçkimse. yoldan geçen herhangi biri.
keşke sen,o ya da bir başkası açabilse kapılarımı, pencerelerimden sarkan yalnızlıklarımı elleriyle içeri alsa tekrar. intahar ediyorlar yavaş yavaş.
tozlanmak üzere olan yarınlarımı temizlese ve bembeyaz bir örtü örtse üstüne. beyaz görse gözleri hep beni simsiyah olmama rağmen. ve hiç gitmese...
ne sıkıcı olurdu, ekşın olsun ekşın ben zoru seviyorum bebeğim.
26 Mart 2011 Cumartesi
22 Mart 2011 Salı
bir gün sen bir gün ben
mutluyken zaman bulamıyorum yazmaya ne zaman sıkılsam, mutsuz olsam burda buluyorum kendimi. tuşlara hızlı hızlı deydikçe parmaklarım unutuyorum herşeyi. ne yazdığımı bile unutuyorum sadece sesler iyileştiriyor beni. tık tık tık...
herkes mutsuzmu burdaki, bazen takip ettiğim blagların kapandığını görünce, tamam diyorum mutluluğu bulmuş pılını pırtını toplayıp gitti buralardan. 2 ay sonra dönerler.
mutsuz olmak için hiçbir sebebim olmamasına rağmen içimdeki sıkıntıyı bir türlü atamadım kaç gündür. hergün iyi kötü birsürü şey yaşıyorum burda. ailemden uzaktayım,sevgilimden, arkadaşlarımdan.ama yeni arkadaslarım war yeni eğlencelerim yeni aşklarım. ama yetmiyorlar bana sanırım. içinde yaşadığım yalan dünyada kana kana da içsem suyu yine susuyorum ve yine.
burası da yalan orasıda. benim büyük alışkanlıklarım var sevgi zannettiğim sevmemelerim, beni dost zannedenler ama düşman olduklarım, bazen çıkarlarım var benim. göründüğüm kadar iyi biri değilim, zaten iyi biri gibide görünmüyorum. kimse sevmez beni ilk görüşte.sevmesinler ben bile sevmiyorum şuanda. kendimi değiştirmek için ne yapmam gerekiyo bilmiyorum. kendimi mutlu edemiyorum ancak başkaları mutlu edebiliyor beni ne acı. nasıl bu kadar sevgiye aç, arsız oldum ben. neden herkes ,beni sevmek zorunda sanki. neden kendimi anlatmak için bu kadar çabalıyorum, neden aldığım kesin kararlardan 1 sn içinde vazgeçebiliyorum, neden bana tonla kötülük yapanı sadece bir sözüyle affediyorum.
korkuyorum bu gün kendimden. yarında korkmaktan korkuyorum, insanlardan korkuyorum. kendimi biliyorum çünkü bende onlar gibiyim. kaç kişinin canınızı yaktığını çok iyi bilirsiniz. peki kaç kişinin canını yaktınız?
ya olta olursun, ya balık.istediğin olabilirsin ama illa ikisinden biri olursun. olta olmayıda biliyorum, balık olmayıda. peki bile bile niye hala balıkken yaklaşıyorum oltalara.
iç sesim terk etti beni bugün
akıl vermiyor kimse bana.
yanımda sadece figürler var hayali aslında varlar ama yoklar gibi yalan dostluklar.
yanında olup ama uzakta olan.
ben ya varımdır ya da yok. ya dost olurum ya düşman arkadas olamam ben.
yalnızım belkide hayatımda ilk kez.ilk kez ne geriyi ne ileriyi düşünüyorum., ilk kez belkide şuanı yaşıyorum. birinin gelip bana sıkı sıkı sarılmasına o kadar ihtiyacım varki. salt bi sevgiyle sarılsa biri bana uyandığımda belki gitmiş olur korkusu duymayacağım biri. annem gibi birisi.
herkes mutsuzmu burdaki, bazen takip ettiğim blagların kapandığını görünce, tamam diyorum mutluluğu bulmuş pılını pırtını toplayıp gitti buralardan. 2 ay sonra dönerler.
mutsuz olmak için hiçbir sebebim olmamasına rağmen içimdeki sıkıntıyı bir türlü atamadım kaç gündür. hergün iyi kötü birsürü şey yaşıyorum burda. ailemden uzaktayım,sevgilimden, arkadaşlarımdan.ama yeni arkadaslarım war yeni eğlencelerim yeni aşklarım. ama yetmiyorlar bana sanırım. içinde yaşadığım yalan dünyada kana kana da içsem suyu yine susuyorum ve yine.
burası da yalan orasıda. benim büyük alışkanlıklarım var sevgi zannettiğim sevmemelerim, beni dost zannedenler ama düşman olduklarım, bazen çıkarlarım var benim. göründüğüm kadar iyi biri değilim, zaten iyi biri gibide görünmüyorum. kimse sevmez beni ilk görüşte.sevmesinler ben bile sevmiyorum şuanda. kendimi değiştirmek için ne yapmam gerekiyo bilmiyorum. kendimi mutlu edemiyorum ancak başkaları mutlu edebiliyor beni ne acı. nasıl bu kadar sevgiye aç, arsız oldum ben. neden herkes ,beni sevmek zorunda sanki. neden kendimi anlatmak için bu kadar çabalıyorum, neden aldığım kesin kararlardan 1 sn içinde vazgeçebiliyorum, neden bana tonla kötülük yapanı sadece bir sözüyle affediyorum.
korkuyorum bu gün kendimden. yarında korkmaktan korkuyorum, insanlardan korkuyorum. kendimi biliyorum çünkü bende onlar gibiyim. kaç kişinin canınızı yaktığını çok iyi bilirsiniz. peki kaç kişinin canını yaktınız?
ya olta olursun, ya balık.istediğin olabilirsin ama illa ikisinden biri olursun. olta olmayıda biliyorum, balık olmayıda. peki bile bile niye hala balıkken yaklaşıyorum oltalara.
iç sesim terk etti beni bugün
akıl vermiyor kimse bana.
yanımda sadece figürler var hayali aslında varlar ama yoklar gibi yalan dostluklar.
yanında olup ama uzakta olan.
ben ya varımdır ya da yok. ya dost olurum ya düşman arkadas olamam ben.
yalnızım belkide hayatımda ilk kez.ilk kez ne geriyi ne ileriyi düşünüyorum., ilk kez belkide şuanı yaşıyorum. birinin gelip bana sıkı sıkı sarılmasına o kadar ihtiyacım varki. salt bi sevgiyle sarılsa biri bana uyandığımda belki gitmiş olur korkusu duymayacağım biri. annem gibi birisi.
25 Şubat 2011 Cuma
döngüsel sezgi ve ezgisel öküz
kesin karar verip bitti diyorum hatta tamam yeaaa bloguma bunu yazabilirim tamamen bitti çünkü yalan yok diyorum. yazıyorum. tüm herşeyi içimde kalbimde beynimde heryerimde bitiriorum. onun beni arama ihtimali yok, konuşma ihtimalimizde yok diyip tüm ümitlerimin ağzına sıçıp boktan bir uykuya dalıyorum. sabah mutlu uyanıyorum ve 1-2 haftadan beri nihayet nefes alabildim diyip teşekkür ediyorum dünyaya çiçeğe böceee
sonra noluo tamam yeaa kurtuldun kızım dediğim anda pat yine buluo beni... anlıyo unuttuğumu büyük bir aceleyle hemen kendimi hatırlatmalıyım diyo sanırım ya da gerçekten doğru tamamen ümidimiz kesilmeden olmuo olucak olan. ne zaman vazgeçsem o zaman oluyo. hoppallaaaa yani olmasın artık zaten ne değeri kalıo ne anlamı.
yok bu sefer üzülmüorum, çokta lulu yok efendim gidersen hiç üzülmem sen kimsin ki, yok ben hiç oturup bir erkek için ağlıcak, üzülücek yas tutucak biri değilim... gibi yalanlara, oyunlara girmedim.
direk dedimki;
sen beni öldürüosun herseferinde, yeter artık !
cevap: ölme, yapma
(mala bak ya ölme dio tam bir öküz sevmişim) sonra dedim ki
süper mario gibiyim ölüp ölüp devam ediyorum ve herseferinde marionun ateş toplarına değdiği anda ki müzik çınlıo beynimde zangır zangır. ( ne zaman kaybetsem, ezilsem , kötü bi bok olsa o sesi duyarım )
cevap: seni seviyorum
ben: seni seviyorum...
bi baktım pinokyomun burnu teee buralara kadar gelmiş.lan yoksa bu blogumumu okuo :S olabilir mi ?
okuyorsan gerizekalı: (orta parmak) dötüne girsin.
sonra noluo tamam yeaa kurtuldun kızım dediğim anda pat yine buluo beni... anlıyo unuttuğumu büyük bir aceleyle hemen kendimi hatırlatmalıyım diyo sanırım ya da gerçekten doğru tamamen ümidimiz kesilmeden olmuo olucak olan. ne zaman vazgeçsem o zaman oluyo. hoppallaaaa yani olmasın artık zaten ne değeri kalıo ne anlamı.
yok bu sefer üzülmüorum, çokta lulu yok efendim gidersen hiç üzülmem sen kimsin ki, yok ben hiç oturup bir erkek için ağlıcak, üzülücek yas tutucak biri değilim... gibi yalanlara, oyunlara girmedim.
direk dedimki;
sen beni öldürüosun herseferinde, yeter artık !
cevap: ölme, yapma
(mala bak ya ölme dio tam bir öküz sevmişim) sonra dedim ki
süper mario gibiyim ölüp ölüp devam ediyorum ve herseferinde marionun ateş toplarına değdiği anda ki müzik çınlıo beynimde zangır zangır. ( ne zaman kaybetsem, ezilsem , kötü bi bok olsa o sesi duyarım )
cevap: seni seviyorum
ben: seni seviyorum...
bi baktım pinokyomun burnu teee buralara kadar gelmiş.lan yoksa bu blogumumu okuo :S olabilir mi ?
okuyorsan gerizekalı: (orta parmak) dötüne girsin.
23 Şubat 2011 Çarşamba
tüh yine benim hatamdı özür dilerim my dear god
olabilir mi? gerçekten beni sevmiş, istemiş olabilir miydi?
ya gerçekse, ya hiç yalan söylemediyse...offf hayır yine norah jones çalıyo siktir kesin mesaj atıcam şimdi. atmasam! atıyım ya ne kaybederim ki?
(iç ses): mika ne zaman böyle desen kaybediyorsun ama.
(ben): kaybetmek bazen kazanmak olabilir mi? olabilir bence. o zaman deneyebilirim.
(iç ses): yine aynı şey olucak mika biliosun
(ben): peki ya olmassa (düşünen surat)
(iç ses): kaç kere denedin kızım kaç kere herseferinde aynı işte aynıııı
(ben): kes sesini kaç kere öldüm hatırlamıyorum bir kez daha ölsem nolur?
ne olurdu gerçekten. aynı kişiye kaç kere ölmüşüz ne önemi var ki,bitmişsin ne de olsa ona 3,4,5 ne fark eder ki.
karların istanbulun pis sokaklarını kapaması gibi içim. başka ölümlerle bir öncekini kapatmak.hani ölürüm de bi önceki kadar acıtmaz. belki mutlu ölürüm bu sefer olamaz mı ?
şimdi üzerime giydiğim hiçbir kimlik uymuyor bana. çünkü hata yapmak üzereyim.hata yapmak üzere olan birinin suratını gördünüz mü hiç.ben onu aynamda gördüm. tehlikeliydi bence. yapabilirdi heran çünkü. kendini öldüren biri başkasını öldürebilir miydi?
saat sabaha karşı 4 yada 5, içime sokağın sessizliğini çekerdim.tuhaf bir toprak kokusu, doya doya koklardım onu. üşümek güzel gelirdi, az sonra yatağıma girip ısınabilirdim.
annemle babam beni sofrada beklerdi, ben gitmezdim, daha sonra yiyebilirdim çünkü.
herşeyi yarına ertelerdim. hep bir yarın hep bir daha sonram vardı.
ama sen benim ertelenemezimdim.hemde hiçkimseyken, hiçbirşeyimken. eğer üşürsem ısıtamazdın beni, geç kalırsam beklemezdin belki. ben sana tüm mükemmelliğimi verdim.
ne kadar şanslısın ben bunu kendime bile vermedim.
(ben): evet bidaha norah dinlemicem ben kesin karar verdim.
3 gün sonra norah jones rain dinlerken...
(ben): yok yok bu böyle olmaz tek bi mesaj atıcam sonra aşkından geberiyorum dese bile cevap atmıcam.
(iç ses): nah atmıcaksın.
(ben): görürsün.
mesaj: seni çok özledim
cevap: nerdesin?
mesaj: ingilterede
cevap: ne zaman geliyosun istanbula?
mesaj: .....
cevap.....
mesaj....
cevap...
sora....
mesaj
mesaj
mesaj
mesaj
tek bir cevap.
bu aralar müsait değilim pek müsait olunca görüşürüz by.
(iç ses): götüne girsin mika iyi oldu sana.
(ben): yine haklı çıktın.tamam anladım beni sevmiyo.
(iç ses): bence de.
kafamın içindeki tüm sorular bir bir uçtu bi kaç gece içinde. yaşadıklarım, öğrendiklerim herşeyi yavaş yavaş ayıkladım. 'ama beni çok sevdi' demiyorum artık.işte bu benim hayatımdaki herşeyi düzeltti. bazen kaybetmek, kazanmakmış.
üst üste yapılmış hatalardı
boşa harcanan zaman ve emeklerdi
gereksiz üzüntülerdi belki
ama bana çok şey öğretti
çok sevdiğin birinden nefret etmeyi, ve nefret bile etmicek kadar önemsememyi
sükretmeyi, en baştan sevmeyi, sabretmeyi, unutmayı...v.s
artık istesemde ölmem, hiçbirşeyin acıtmaz beni.
teşekkürler büyüyorum sizinle...
ya gerçekse, ya hiç yalan söylemediyse...offf hayır yine norah jones çalıyo siktir kesin mesaj atıcam şimdi. atmasam! atıyım ya ne kaybederim ki?
(iç ses): mika ne zaman böyle desen kaybediyorsun ama.
(ben): kaybetmek bazen kazanmak olabilir mi? olabilir bence. o zaman deneyebilirim.
(iç ses): yine aynı şey olucak mika biliosun
(ben): peki ya olmassa (düşünen surat)
(iç ses): kaç kere denedin kızım kaç kere herseferinde aynı işte aynıııı
(ben): kes sesini kaç kere öldüm hatırlamıyorum bir kez daha ölsem nolur?
ne olurdu gerçekten. aynı kişiye kaç kere ölmüşüz ne önemi var ki,bitmişsin ne de olsa ona 3,4,5 ne fark eder ki.
karların istanbulun pis sokaklarını kapaması gibi içim. başka ölümlerle bir öncekini kapatmak.hani ölürüm de bi önceki kadar acıtmaz. belki mutlu ölürüm bu sefer olamaz mı ?
şimdi üzerime giydiğim hiçbir kimlik uymuyor bana. çünkü hata yapmak üzereyim.hata yapmak üzere olan birinin suratını gördünüz mü hiç.ben onu aynamda gördüm. tehlikeliydi bence. yapabilirdi heran çünkü. kendini öldüren biri başkasını öldürebilir miydi?
saat sabaha karşı 4 yada 5, içime sokağın sessizliğini çekerdim.tuhaf bir toprak kokusu, doya doya koklardım onu. üşümek güzel gelirdi, az sonra yatağıma girip ısınabilirdim.
annemle babam beni sofrada beklerdi, ben gitmezdim, daha sonra yiyebilirdim çünkü.
herşeyi yarına ertelerdim. hep bir yarın hep bir daha sonram vardı.
ama sen benim ertelenemezimdim.hemde hiçkimseyken, hiçbirşeyimken. eğer üşürsem ısıtamazdın beni, geç kalırsam beklemezdin belki. ben sana tüm mükemmelliğimi verdim.
ne kadar şanslısın ben bunu kendime bile vermedim.
(ben): evet bidaha norah dinlemicem ben kesin karar verdim.
3 gün sonra norah jones rain dinlerken...
(ben): yok yok bu böyle olmaz tek bi mesaj atıcam sonra aşkından geberiyorum dese bile cevap atmıcam.
(iç ses): nah atmıcaksın.
(ben): görürsün.
mesaj: seni çok özledim
cevap: nerdesin?
mesaj: ingilterede
cevap: ne zaman geliyosun istanbula?
mesaj: .....
cevap.....
mesaj....
cevap...
sora....
mesaj
mesaj
mesaj
mesaj
tek bir cevap.
bu aralar müsait değilim pek müsait olunca görüşürüz by.
(iç ses): götüne girsin mika iyi oldu sana.
(ben): yine haklı çıktın.tamam anladım beni sevmiyo.
(iç ses): bence de.
kafamın içindeki tüm sorular bir bir uçtu bi kaç gece içinde. yaşadıklarım, öğrendiklerim herşeyi yavaş yavaş ayıkladım. 'ama beni çok sevdi' demiyorum artık.işte bu benim hayatımdaki herşeyi düzeltti. bazen kaybetmek, kazanmakmış.
üst üste yapılmış hatalardı
boşa harcanan zaman ve emeklerdi
gereksiz üzüntülerdi belki
ama bana çok şey öğretti
çok sevdiğin birinden nefret etmeyi, ve nefret bile etmicek kadar önemsememyi
sükretmeyi, en baştan sevmeyi, sabretmeyi, unutmayı...v.s
artık istesemde ölmem, hiçbirşeyin acıtmaz beni.
teşekkürler büyüyorum sizinle...
16 Şubat 2011 Çarşamba
hey adam!
erkekler erkek midir? nedir erkeklik? tıpta erkek üreme organı diye adlandırılan, halk arasında pipi, penis, arkadaslar arasında minik kuş, bamya ya da patlıcak olarakta bilinen uzvunuz mu erkekliğiniz? çoğunuz değilsiniz artık.
şuçun bir kısmı bizim tabi, barzo, kıro ,maço diye diye yumuşacık yaptık sizi. oyun hamuru gibisiniz gerçekten. o ne öyle facebooktan hergün resim eklemeler bi böyle tripler resimlerde. erkek dedğin adamın 1 bilemedin 2 resmi olur. aşığım bakışları,manzaraya bakarak acılı lahmacun yemişçesine poz vermeler. erkek dediğin uğraşmaz böyle şeylerle,iplemez yani. hatta anlamaz öyle çok ilgilenmez çünkü. neden kadınlar gibi oldunuz siz? dedikodu yapan, ahuhuhahh fldkfnkn gibi aptal gülme şekilleriyle gülen, sürekli facede kim kiminle nerde takip eden, resim ekleyen, tripli tripli pozlar veren, ayyy kuzuuu hıh gibi sadece gaylere ve kızlara özgü olan cilveleri yapan, konuşurken ısmarlarsan gelirim cümlesini sözde erkekliğine yedirebilmiş, naz yapan, yavşak yavşak el şakaları yapan, kız gibi sırıtan gülen, hiç bir ağırlığı olmayan... sabaha kadar yazarım. nooldu size böyle yaa?
ben özür diliyorum kendi adıma erkek milletinden,bi anda çok yükleme yaptık çünkü.yok espirili olsun yok bebek yüzlü ama kadir inanır bakışlı olsun,maçolarsan nefret ederim,metroseksüel olmalı, mavi gözlü zenci olsun,gül alsın yok romantik olsun, bi yerleri büyük olsun, kibarlıktan kırılsın, ince olsun, narin olsun.al sana erkek... sonuç işte...
erkeklik bi yana da insanlığınızıda kaybediyosunuz. hani lisede ülkü ocaklarında asarım keserim ülkem için ölürüm diyenler. hani komşusunu,sınıf arkadasını bacısı olarak görenler. şimdi bacını götürseler. kadın erkek eşit oda sevişmeli onunda hakkı amaaa diyen bunu derken kaşı gözü başka oynayan cinsiyetsizler haline nasıl geldiniz?
aahhh ahhh hiç kibar değilsiniz, bu devirde ne savaşı sevişin, ne bacısı yaaa kıro bacı ne, kadın erkek eşit ooluum,sen sevişiosan tabiki kadınlarında hakkı, azcık ince ol ince diyen dilime osurabilme ihtimalim olsaydı bunu kesin yapardım.
not: kurunun yanında yanan yaşlar (üzgünüm) ve özür dilerim ve beni affedin ve hak verin öpücükler
şuçun bir kısmı bizim tabi, barzo, kıro ,maço diye diye yumuşacık yaptık sizi. oyun hamuru gibisiniz gerçekten. o ne öyle facebooktan hergün resim eklemeler bi böyle tripler resimlerde. erkek dedğin adamın 1 bilemedin 2 resmi olur. aşığım bakışları,manzaraya bakarak acılı lahmacun yemişçesine poz vermeler. erkek dediğin uğraşmaz böyle şeylerle,iplemez yani. hatta anlamaz öyle çok ilgilenmez çünkü. neden kadınlar gibi oldunuz siz? dedikodu yapan, ahuhuhahh fldkfnkn gibi aptal gülme şekilleriyle gülen, sürekli facede kim kiminle nerde takip eden, resim ekleyen, tripli tripli pozlar veren, ayyy kuzuuu hıh gibi sadece gaylere ve kızlara özgü olan cilveleri yapan, konuşurken ısmarlarsan gelirim cümlesini sözde erkekliğine yedirebilmiş, naz yapan, yavşak yavşak el şakaları yapan, kız gibi sırıtan gülen, hiç bir ağırlığı olmayan... sabaha kadar yazarım. nooldu size böyle yaa?
ben özür diliyorum kendi adıma erkek milletinden,bi anda çok yükleme yaptık çünkü.yok espirili olsun yok bebek yüzlü ama kadir inanır bakışlı olsun,maçolarsan nefret ederim,metroseksüel olmalı, mavi gözlü zenci olsun,gül alsın yok romantik olsun, bi yerleri büyük olsun, kibarlıktan kırılsın, ince olsun, narin olsun.al sana erkek... sonuç işte...
erkeklik bi yana da insanlığınızıda kaybediyosunuz. hani lisede ülkü ocaklarında asarım keserim ülkem için ölürüm diyenler. hani komşusunu,sınıf arkadasını bacısı olarak görenler. şimdi bacını götürseler. kadın erkek eşit oda sevişmeli onunda hakkı amaaa diyen bunu derken kaşı gözü başka oynayan cinsiyetsizler haline nasıl geldiniz?
aahhh ahhh hiç kibar değilsiniz, bu devirde ne savaşı sevişin, ne bacısı yaaa kıro bacı ne, kadın erkek eşit ooluum,sen sevişiosan tabiki kadınlarında hakkı, azcık ince ol ince diyen dilime osurabilme ihtimalim olsaydı bunu kesin yapardım.
not: kurunun yanında yanan yaşlar (üzgünüm) ve özür dilerim ve beni affedin ve hak verin öpücükler
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
