Bana bir kere susma hakkı verseydin, sana neler söylemeyecektim! Oysa sen hep payına susmaları aldın, bana ise hep sessizliğin ezeceği vakitlerle savaşmalar kaldı. Evet! susmak birilerini hep konuşmaya mahkum etmekti. Ve en çok konuşan en fazla hata yapandı her zaman. En çok susanın hep haklı kaldığı gibi...
k.tazeoğlu_susacak var
12 Mayıs 2010 Çarşamba
11 Mayıs 2010 Salı
ALINTI !!!
Tertemiz yıkamışsın, ütülemiş mis gibi parfümlemişsin ruhunu. Bilemiyorum kimden peydahladı ruhun bu huzuru, ilgilenmiyorum da, sadece son zamanlarda yararlandığım en güzel şey o huzur da. Hani çekirdek çitlemeye bir başlarsın, elinden bidaha bırakamazsın ya; öyle kaptırıveriyor insan kendini ruhuna.
Hiç konuşmaz susarsın, aramaz sormazsın, sesin çıkmaz haberin gelmez belki; ama biz evrenin en şirin cafe’sinde 5 çayı içeriz ruhunla; arada bir, çok sık değil.. Dertleşiriz.. Bedenlerimizin bundan haberi olmayışına oturur güleriz.. Bazen fazla gelir ruhuma huzurun muzur dozu, huzuru ağzımıza alıp birbirimizi öperiz..
Bedenlerimize yazık, birkaç fotoğrafan ibaretler ellerimde. Gözlerim eksitmiş, sepyaya boyasam yakışacakmış gibi bir garip olmuş her biri, belki satmaya kalksam birkaç kuruş verir bir eskici. Ruhum onların varlığından dolayı zengin olduğuna inanırken, belki birileri 2 damla huzur hisseder bakınca diyerek alır gider bir eskici.....
Birkaç değerli kağıt parçası.. Aslında beraber yaşadığımız olayların içime sığmayan artıklarının ilerde bir gün hatırlanmak amacıyla yazıldığı renkli kağıt parçaları.. “İlerde bir gün”deyim ben şimdi, canım o kadar da acımıyor. Birkaç satır var ki; “En azından gerçekten sevmeyi becerebilmişim.” dedirtiyor..
“Meleklerden almış olsa gerek annen senin tenini.. Sanki cennette olimpiyatlara katılmış, şeytanı yenmiş ve melek derisi ödülü vermişler en sevdiği insanına. Seninse bütün kötü özelliklerin şeytanların cezası olmuş, annen herkese nanik yaparak uzaklaşmış. Bu beni dünyanın üzerinde en azından bir tane meleğin var oluşu konusunda emin kılmış..”
“İlerde bir gün”den geriye bu cümlelerle bakınca, pişmanlığı da şeytanlara ait bir özellik sanıyor insan. Tüm yaşattıklarının ardından, pişman olmak kötü olurdu.. Ruhum bunu ruhundan öğrendi, kulağıma fısıldadı. Belki de kulağıma duyabileceğimen güzel haberi getirdi.. Ruhum ruhundan çok şey öğrendi: herşeye rağmenleri, iyikileri, belkileri, ve çok can sıkan keşkeleri.. Hepsini topladı, şu an itibariyle 2 damla göz yaşına sığdırdı belki.. Çok öncelerden, “ilerde bir gün”e adanmış 2 damla gözyaşı.. Çok mu sanki?
Hep bir fark vardır hani, farkına varana kadar fark etmez. Belki bir yolculuk öncesinde otobüs koltuğunda otururken, belki denizlerin dalga sesini farkettiğinde, belki çocukça eğlenen yetişkinler gördüğünde, ya da buzlu kahveni yudumlarken.. Birkaç şarkıyı diğerlerinden farklı dinlediğini farkettiğinde, alışveriş merkezlerinde vitrinlere bakarken.. İnsanlar “Neden dudaklarını büktün ki şimdi?” dediğinde “bilmem” der gibi kafanı sallarsın, burnun kaşınır ama ağlamazsın. Fark etmese bile farkına vardığın farklardır bunlar, eminim herkes en azından bir kişiyi olmadık yerlerde birden hatırlar..
Ama ruhumuz bir sonraki 5 çayı gününe kadar saklar bunu birbirinden. Yaşandığı halde hiç söylenmemiş “elveda” kelimesinin derinliklerine gömer coşkusunu ruhum, evrenin en şirin cafe’sinde tek başına otururken elinde bir dal papatya; 5′e 5-10 kala, kapıdan içeri girmeni bekler.. Yeniden gideceğini bilerek..
O zamana kadar fotoğraftaki eskimiş yüzler öğrenirler; “Ruhun duymaz.” ne demek..
Hiç konuşmaz susarsın, aramaz sormazsın, sesin çıkmaz haberin gelmez belki; ama biz evrenin en şirin cafe’sinde 5 çayı içeriz ruhunla; arada bir, çok sık değil.. Dertleşiriz.. Bedenlerimizin bundan haberi olmayışına oturur güleriz.. Bazen fazla gelir ruhuma huzurun muzur dozu, huzuru ağzımıza alıp birbirimizi öperiz..
Bedenlerimize yazık, birkaç fotoğrafan ibaretler ellerimde. Gözlerim eksitmiş, sepyaya boyasam yakışacakmış gibi bir garip olmuş her biri, belki satmaya kalksam birkaç kuruş verir bir eskici. Ruhum onların varlığından dolayı zengin olduğuna inanırken, belki birileri 2 damla huzur hisseder bakınca diyerek alır gider bir eskici.....
Birkaç değerli kağıt parçası.. Aslında beraber yaşadığımız olayların içime sığmayan artıklarının ilerde bir gün hatırlanmak amacıyla yazıldığı renkli kağıt parçaları.. “İlerde bir gün”deyim ben şimdi, canım o kadar da acımıyor. Birkaç satır var ki; “En azından gerçekten sevmeyi becerebilmişim.” dedirtiyor..
“Meleklerden almış olsa gerek annen senin tenini.. Sanki cennette olimpiyatlara katılmış, şeytanı yenmiş ve melek derisi ödülü vermişler en sevdiği insanına. Seninse bütün kötü özelliklerin şeytanların cezası olmuş, annen herkese nanik yaparak uzaklaşmış. Bu beni dünyanın üzerinde en azından bir tane meleğin var oluşu konusunda emin kılmış..”
“İlerde bir gün”den geriye bu cümlelerle bakınca, pişmanlığı da şeytanlara ait bir özellik sanıyor insan. Tüm yaşattıklarının ardından, pişman olmak kötü olurdu.. Ruhum bunu ruhundan öğrendi, kulağıma fısıldadı. Belki de kulağıma duyabileceğimen güzel haberi getirdi.. Ruhum ruhundan çok şey öğrendi: herşeye rağmenleri, iyikileri, belkileri, ve çok can sıkan keşkeleri.. Hepsini topladı, şu an itibariyle 2 damla göz yaşına sığdırdı belki.. Çok öncelerden, “ilerde bir gün”e adanmış 2 damla gözyaşı.. Çok mu sanki?
Hep bir fark vardır hani, farkına varana kadar fark etmez. Belki bir yolculuk öncesinde otobüs koltuğunda otururken, belki denizlerin dalga sesini farkettiğinde, belki çocukça eğlenen yetişkinler gördüğünde, ya da buzlu kahveni yudumlarken.. Birkaç şarkıyı diğerlerinden farklı dinlediğini farkettiğinde, alışveriş merkezlerinde vitrinlere bakarken.. İnsanlar “Neden dudaklarını büktün ki şimdi?” dediğinde “bilmem” der gibi kafanı sallarsın, burnun kaşınır ama ağlamazsın. Fark etmese bile farkına vardığın farklardır bunlar, eminim herkes en azından bir kişiyi olmadık yerlerde birden hatırlar..
Ama ruhumuz bir sonraki 5 çayı gününe kadar saklar bunu birbirinden. Yaşandığı halde hiç söylenmemiş “elveda” kelimesinin derinliklerine gömer coşkusunu ruhum, evrenin en şirin cafe’sinde tek başına otururken elinde bir dal papatya; 5′e 5-10 kala, kapıdan içeri girmeni bekler.. Yeniden gideceğini bilerek..
O zamana kadar fotoğraftaki eskimiş yüzler öğrenirler; “Ruhun duymaz.” ne demek..
4 Mayıs 2010 Salı
sen bi balıksın bende suyun
aramızdaki tüm çukurları, sen gelmeden balçıkla doldurdum
şimdi koşarak gel diye bana
tüm olmazları döktüm ortalığa sonra tek tek süpürdüm
sen herşeyi yine olur sansana... :)
okyanustum ben,sen kendini önemli bi balık sandın
oysa ben,
sen kendini bişey san diye akvaryuma boşaldım...
yalnızdın orda dimi? kendni sadrazam sandın
dünyamın merkeziydin,istesem de çıkaramazdım
sen yüzdüğünü zannederken en derinimde
ben sokağa çıkıp tüm kedileri topladım
usul usul açılırsan sen benim derinliğime
olta olta sallanır üzerinde zıplarım
yeterince büyüdün sen, sığmaz oldun içime
seni kesip yemek lazım,karnım doysun önce
benim besili balığım bugün yoğunmuş yine
arayıp,soramazmış işi varmış dün gece
bende oturdum tüm kusurlarını ayıkladım saatlerce
sonra bütün kusurlarıma buladım seni nefretle
yavaş yavaş ölüverdin cayır cayır ateşte
ama yok canım bana fazla gelirsin kedim yesin seni bence...
kendini balık sananlara...
şimdi koşarak gel diye bana
tüm olmazları döktüm ortalığa sonra tek tek süpürdüm
sen herşeyi yine olur sansana... :)
okyanustum ben,sen kendini önemli bi balık sandın
oysa ben,
sen kendini bişey san diye akvaryuma boşaldım...
yalnızdın orda dimi? kendni sadrazam sandın
dünyamın merkeziydin,istesem de çıkaramazdım
sen yüzdüğünü zannederken en derinimde
ben sokağa çıkıp tüm kedileri topladım
usul usul açılırsan sen benim derinliğime
olta olta sallanır üzerinde zıplarım
yeterince büyüdün sen, sığmaz oldun içime
seni kesip yemek lazım,karnım doysun önce
benim besili balığım bugün yoğunmuş yine
arayıp,soramazmış işi varmış dün gece
bende oturdum tüm kusurlarını ayıkladım saatlerce
sonra bütün kusurlarıma buladım seni nefretle
yavaş yavaş ölüverdin cayır cayır ateşte
ama yok canım bana fazla gelirsin kedim yesin seni bence...
kendini balık sananlara...
27 Nisan 2010 Salı
öznem!
içinde adımın olduğu en güzel cümleni kur
eylemi tekil olmasın, sende ol içinde
gizli öznem ol! kimse bilmesin kim olduğunu...
zaten biz birlikte yazılamayız cümlelere
ya sen gizlenirsin ya ben
en güçlü bağlaç bile birleştiremez bizi...
işte bu yüzden kur içinde adımın geçtiği en güzel cümleni
bir tek ben biliyim içinde senin gizlendiğini...
(aslında warlığında, yokluğun gibi aynı... çok büyük
bende büyüğüm senin büyüklüğünle
taşıdığım sen değilsin yalnızca, kendimide taşıyorum
ve ilerledikçe boyum kısalıyo sanki ...)
eylemi tekil olmasın, sende ol içinde
gizli öznem ol! kimse bilmesin kim olduğunu...
zaten biz birlikte yazılamayız cümlelere
ya sen gizlenirsin ya ben
en güçlü bağlaç bile birleştiremez bizi...
işte bu yüzden kur içinde adımın geçtiği en güzel cümleni
bir tek ben biliyim içinde senin gizlendiğini...
(aslında warlığında, yokluğun gibi aynı... çok büyük
bende büyüğüm senin büyüklüğünle
taşıdığım sen değilsin yalnızca, kendimide taşıyorum
ve ilerledikçe boyum kısalıyo sanki ...)
13 Nisan 2010 Salı
miidem seni çok sevdi :Pp
sanırım susmak daha ii gelicek bugün bana,ama ne zaman susabildim ki ben...keşke susabilsem.ya da keşke onun yanında da böyle konuşabilsem.neyse sus bence...
ne zaman üzülsem burdayım a.koyıım ya...rahatlarım diorum ama yok yazasımda yok bugün.o zaman yazma mika.ama başka türlü nası rahatlarım ki?
çok kastım kendimi sonra birden bi yorgunluk çöktü...şey gibi bi his gondolda sallanır gibi.en yukarı çıkar kasarsın mideni sonra yavaş yavaş rahatlarsın...öyle işte...sürekli bi gondol hali,mide bulantısı falan...
napıcam ben,yemin ederim kalbimede,beynimede sözüm keçioda,kelebekler uçuşan mideme laf anlatamıyorum.oysa onu çok seviyorum sürekli besliorum en güzel yemekleri yediriorum en güzel çilekli tatlıları da yediriorum...ama yok...atatürk gibi aynı kockoca bi dewleti yönettim ama bi kadını yönetemedim demiş ya ya da onun gibi bişey herneyse...bende öyle koskoca kalbime söz geçirdim de mideme geçiremedim...
o zaman sıladan; seni görmeseydi yoklarmıydı bilmem bu hasret ağrısııııı :(
e&ç geldi bugün okula beni görmeye...öldüm ben bikez daha....
ne zaman üzülsem burdayım a.koyıım ya...rahatlarım diorum ama yok yazasımda yok bugün.o zaman yazma mika.ama başka türlü nası rahatlarım ki?
çok kastım kendimi sonra birden bi yorgunluk çöktü...şey gibi bi his gondolda sallanır gibi.en yukarı çıkar kasarsın mideni sonra yavaş yavaş rahatlarsın...öyle işte...sürekli bi gondol hali,mide bulantısı falan...
napıcam ben,yemin ederim kalbimede,beynimede sözüm keçioda,kelebekler uçuşan mideme laf anlatamıyorum.oysa onu çok seviyorum sürekli besliorum en güzel yemekleri yediriorum en güzel çilekli tatlıları da yediriorum...ama yok...atatürk gibi aynı kockoca bi dewleti yönettim ama bi kadını yönetemedim demiş ya ya da onun gibi bişey herneyse...bende öyle koskoca kalbime söz geçirdim de mideme geçiremedim...
o zaman sıladan; seni görmeseydi yoklarmıydı bilmem bu hasret ağrısııııı :(
e&ç geldi bugün okula beni görmeye...öldüm ben bikez daha....
11 Nisan 2010 Pazar
c3moi...
o kadar çok yazıosun ki sana yetişemiyorum,hep kaçırıorum bişeyleri...bi başlıorum sonra toplu okumaya oda zor oluyo biraz yavaş :) mimlenmişim de hbrim yok sinirim bozuldu 3 sayfa yazı geçmiş üstünden oooo :) neyse bu kasvetli günde ii geldi:)
İsminiz ? - mystrey
Yaşınız ? - 23
Mesleğiniz ? - son sınıf son dönem öğrenci sayılır
Boyunuz ? - 1.64
Kilonuz ? - 52
Ayak Numaranız ? - offff 35 ama 36 alıorum ki ayaklarım biraz büyüsün die :Pp
Saç Renginiz ? - sarımsı:)
Göz Renginiz ? - Kahverengi
Kaç Kardeşsiniz ve Meslekleri ? - tekim ben tekim o yüzden bütün şımarıklığımmmm
Babanız ? - hiç bir enstrman çalamamasına rağmen hepsine yeteneği olduğunu sanıyo
Anneniz ? - genç kalma çabalarından nefret ediorum
En beğendiğiniz huyunuz? - iyi bi insanım ben
Hiç beğenmediğiniz huyunuz? - satma huyum olmasa çok iyi insanım aslında
En beğendiğiniz yeriniz? - ellerim
Hiç beğenmediğiniz yeriniz? - kulaklarım
Çantanızda mutlaka bulunmalı? - tabiki göz kalemi
Çantanızda asla bulunmaz ? - pet şişe
Arabanızın markası ? - mezun olduğum gün inş
Hayalinizdeki araba ? - lexus
En sevdiğiniz yemek ? - ıspanak,semizotu,karnıbahar 3ü de en sevdiğim
Hiç sevmediğiniz yemek? - bamya,kuru fasülye ve çikolatalı pasta hiç sevmem
En sevdiğiniz hayvan ? - kedi
En korktuğum hayvan ? - haywan yok böcek var
Kullandığınız parfüm ? - channel chance
Kullandığınız cilt bakım ürünleri ? - off isimleri çok tuaf aklımda diil...
Hergün mutlaka yaparsınız ? - kdime ilacını veriyorum hergün eğer vermessem ölebilir
Hergün yapmayı ihmal edersiniz ? - güneş kremi sürmem gerekio yaz kış ve ben hep makyaşımı yaptıktan sonra hatırlıyorum.bu yüzden süremiorum hiç.
Karanlıktan korkar mısınız? - hayır
Korkutmayı sever misiniz? - evet
Giyim tarzınız ? - çok sıkıcı bi soru bu
Asla giymeyeceğiniz ? - Şapka. (c3moi yle ortak noktamız)
Cep telefonunuzun markası ? - iphone
Bilgisayarınızın markası ? - acer
Karşı cinste aradığınız özellikler ? - ilgi,ilgi ve yine ilgi
Karşı cinste hoşlandığınız tip ? - 3-4 kişiyi beğeniorum mesela hepsni toplasak bi adam eder...
En beğendiğiniz oyuncular ? - rechard gere,sandra bullock,charles theron
Benzetildiğiniz bir oyuncu ? - drew barrymore
Film çevirmek istediğiniz bir ünlü ? - reshard gere
Başka birşey yapmak istediğiniz bir ünlü ? - rechard gere la buz pateni
Tuttuğunuz takım ? - galatasaray
En büyük hayaliniz ? - sevgilimn ablası gibi olmak...
Gerçekleştirdiğiniz bir hayaliniz ? - yok
Asla yapmam dediğiniz bir çılgınlık ? - böceklerle ilgili hiçbişey yapmam
Yapabilirim dediğiniz bir çılgınlık ? böcekler haricinde herşeyi yapabilirim
sanırım...
sevgiler,saygılar....
İsminiz ? - mystrey
Yaşınız ? - 23
Mesleğiniz ? - son sınıf son dönem öğrenci sayılır
Boyunuz ? - 1.64
Kilonuz ? - 52
Ayak Numaranız ? - offff 35 ama 36 alıorum ki ayaklarım biraz büyüsün die :Pp
Saç Renginiz ? - sarımsı:)
Göz Renginiz ? - Kahverengi
Kaç Kardeşsiniz ve Meslekleri ? - tekim ben tekim o yüzden bütün şımarıklığımmmm
Babanız ? - hiç bir enstrman çalamamasına rağmen hepsine yeteneği olduğunu sanıyo
Anneniz ? - genç kalma çabalarından nefret ediorum
En beğendiğiniz huyunuz? - iyi bi insanım ben
Hiç beğenmediğiniz huyunuz? - satma huyum olmasa çok iyi insanım aslında
En beğendiğiniz yeriniz? - ellerim
Hiç beğenmediğiniz yeriniz? - kulaklarım
Çantanızda mutlaka bulunmalı? - tabiki göz kalemi
Çantanızda asla bulunmaz ? - pet şişe
Arabanızın markası ? - mezun olduğum gün inş
Hayalinizdeki araba ? - lexus
En sevdiğiniz yemek ? - ıspanak,semizotu,karnıbahar 3ü de en sevdiğim
Hiç sevmediğiniz yemek? - bamya,kuru fasülye ve çikolatalı pasta hiç sevmem
En sevdiğiniz hayvan ? - kedi
En korktuğum hayvan ? - haywan yok böcek var
Kullandığınız parfüm ? - channel chance
Kullandığınız cilt bakım ürünleri ? - off isimleri çok tuaf aklımda diil...
Hergün mutlaka yaparsınız ? - kdime ilacını veriyorum hergün eğer vermessem ölebilir
Hergün yapmayı ihmal edersiniz ? - güneş kremi sürmem gerekio yaz kış ve ben hep makyaşımı yaptıktan sonra hatırlıyorum.bu yüzden süremiorum hiç.
Karanlıktan korkar mısınız? - hayır
Korkutmayı sever misiniz? - evet
Giyim tarzınız ? - çok sıkıcı bi soru bu
Asla giymeyeceğiniz ? - Şapka. (c3moi yle ortak noktamız)
Cep telefonunuzun markası ? - iphone
Bilgisayarınızın markası ? - acer
Karşı cinste aradığınız özellikler ? - ilgi,ilgi ve yine ilgi
Karşı cinste hoşlandığınız tip ? - 3-4 kişiyi beğeniorum mesela hepsni toplasak bi adam eder...
En beğendiğiniz oyuncular ? - rechard gere,sandra bullock,charles theron
Benzetildiğiniz bir oyuncu ? - drew barrymore
Film çevirmek istediğiniz bir ünlü ? - reshard gere
Başka birşey yapmak istediğiniz bir ünlü ? - rechard gere la buz pateni
Tuttuğunuz takım ? - galatasaray
En büyük hayaliniz ? - sevgilimn ablası gibi olmak...
Gerçekleştirdiğiniz bir hayaliniz ? - yok
Asla yapmam dediğiniz bir çılgınlık ? - böceklerle ilgili hiçbişey yapmam
Yapabilirim dediğiniz bir çılgınlık ? böcekler haricinde herşeyi yapabilirim
sanırım...
sevgiler,saygılar....
8 Nisan 2010 Perşembe
azıma sıçıyım
54543545355 cümlelik bi yazı yazıp kaydetmeden bloğu görüntüleye basarak hepsinin silinmesinin ardından intaar etti ve öldü...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
